Değerli Ziyaretçimiz,

Hiçbir çıkar gözetmeden, maddi bir gelir amacı taşımadan açmış olduğumuz bu siteyi yayınevinin rızası olmadığı için kapatmak zorunda kalıyoruz. Eseri hazırlayan hocalardan izin almamıza rağmen yayınevini ikna edemedik.

Amacımız, sadece hadisleri Müslüman kardeşlerimize ulaştırmaktı. Bu konuda beklemediğimiz bir başarı da elde etmiştik. Aylık ortalama 25 bin, yıllık ise 300 bin ziyaretçiyi sitemize çekmeyi başarmıştık. Üzüldüğümüz tek konu, bu kadar insanın internet ortamında hadislerden yoksun kalacak olması.

Diğer bir husus da şu; içerisinde müstehcen görsellerin yer aldığı başta haber siteleri olmak üzere bazı sitelerde hadis metinleri de yer alıyor. Bu siteyi kapattığımız için insanlar hadis okuyacağım derken sağda solda veya diğer alanlarda müstehcen görselleri görmek zorunda kalacak.

Sitemizi başka bir kaynak üzerinden en yakın zamanda tekrar yayına açacağız İnşallah. Selam ve dua ile.

422 NOLU HADİS


Yine Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, Allah Tebâreke ve Teâlâ’dan naklederek şöyle buyurmuştur:



Bir kul bir günah işledi de “Allahım, günâhımı bağışla” dedi mi, Allah Tebâreke ve Teâlâ:



- “Kulum bir günah işledi ve (fakat) günahı bağışlayacak veya bu yüzden kendisini sorgulayacak bir Rabbi olduğunu bildi” der.



Sonra kul tekrar günâh işledi de “ Rabbim, günâhımı bağışla” dedi mi, Allah Tebâreke ve Teâlâ:



- “Kulum bir günah işledi ve (fakat) günahı bağışlayacak veya bu yüzden kendisini sorgulayacak bir Rabbi olduğunu bildi” der.



Sonra kul tekrar günah işledi de “Rabbim, günahımı bağışla” dedi mi Allah Tebâreke ve Teâlâ:



- “Kulum bir günah işledi ve fakat günahı bağışlayacak veya bu yüzden kendisini sorgulayacak bir Rabbi olduğunu bildi. Ben kulumu affettim, artık dilediğini yapsın” buyurur.



Buhârî, Tevhîd  35; Müslim, Tevbe 29




AÇIKLAMALAR

Kul kusursuz olmaz. Beşer şaşar. Bilerek ya da bilmeyerek bir günah işledi mi kul, Cenâb–ı Hakk’a döner de “Beni bağışla, günahımı affet” diye yalvarırsa, Allah Teâlâ kulunun tövbesini, “Kulum beni hatırladı ve benim tövbesini kabul edeceğimi de  günahının cezâsını vereceğimi de bildi, itiraf etti” diyerek kulunu affeder. Peygamber Efendimiz’in bu beyânlarından anlaşıldığına göre, günahın tekrar tekrar işlenmesi samimiyetle yapılacak tövbenin kabulüne mani değildir. O, bu gerçeği, hadisimizde üç kez tekrarlayarak ifade buyurmuştur. Zaten yüce kitabımızda, günah işledikten veya nefislerine haksızlık ettikten sonra, Allah’ı hatırlayıp, günahlarının bağışlanmasını dilemek, Allah saygısıyla dopdolu müttakî kulların vasıflarından [bk. Âl-i İmrân sûresi (3), 135] biri olarak bildirilmiştir.



Hadisimiz, Allah Teâlâ’nın rahmet ve bağışının enginliğini göstermektedir. O aynı zamanda günah işlemeyi değil, herhangi bir sebeple işlenmiş olan günahın affedilmesi için tövbe ve istiğfarda bulunmayı teşvik etmekte, bu konuda günahkârlara ne yapmaları gerektiğini öğretmektedir. Nitekim bir başka hadiste de “Herkes hata eder. Hata edenlerin en iyileri, tövbe edenlerdir” (Tirmizî, Kıyâmet 49 ) buyurulmaktadır.



Önemli olan tövbe etmesini bilmektir. Bunun için hadisimizin son kısmında, günah işlediği zaman tövbe etmesini bilen kimsenin dilediğini yapmasında büyük bir sakıncanın olmadığı bildirilmiş bulunmaktadır. Bunun anlamı, günah işlenmesini teşvik olmayıp tövbe etmesini bilenin Allah Teâlâ tarafından affedileceğini müjdelemektir. Bu da bizler için büyük bir müjdedir.



Hadisimiz, günahlardan arınma ve Rabbimizin af ve rahmetine kavuşma konusunda büyük bir ümit kaynağıdır. Bu mânasıyla “recâ” konusunda zikredilmesi son derece isâbetli olmuştur.



HADİSTEN ÖĞRENDİKLERİMİZ

1. Allah Teâlâ, kulun işlediği hatadan dönüp tövbe etmesinden hoşnut olur.



2. Günahları Allah’dan başka kimse bağışlayamaz.



3. Günahın tekrar tekrar işlenmesi, samîmi ve gerçek tövbenin kabulüne engel değildir.



Kulum bir günah işledi ve fakat günahı bağışlayacak v